Paylaş Paylaşa Bildiğin Kadar!
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Aşka Mektup

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
KartaLiçe...!

avatar

Mesaj Sayısı : 267
Doğum Tarihi : 10/05/94
Yaş : 23
Nerden : Evden :D
Kayıt Tarihi : 26/01/10
Takım :
Ruh Hali :

MesajKonu: Aşka Mektup   Perş. Ocak 28, 2010 10:02 pm

Vakit gecenin ikinci yarısının ilk saatleri, vazgeçemediğim mumların gölgesinde kulaklığımda Enigma ve parmaklarımın ucundan dökülen kelimeler var. Yanındayken suskunluğumla ördüğüm duvarlar yazdıklarımla kuracağım köprüyle aşılır mı bilmiyorum ama seninle paylaşmak istediklerimi tüm içtenliğimle dile getirmeye kararlıyım. Belki seni tanımadan önce de tanıdıktan sonra da kendimi ve duygularımı en doğru biçimde ifade edebildiğim tek yol bu oldu. Sen hiç ummadığım kadar büyük bir sürprizle yanı başımdayken ben hiç ummadığın kadar küçük bir kız çocuğu gibi karşında duruyordum. Hayatımda ilk defa kavrama yetimin kendimi zerre kadar ifade edemeyecek derecede şaşkınlığa uğradığına tanıklık ettim senin yanında.

Nerede olduğumuzu, saatin kaçı gösterdiğini hatta o dakikada yaşıyor olduğumu bile düşünmeden bütün dikkatimle dakikalarca seni izledim sen uykudayken. Gecenin karanlığında uykuda ki sen ve yüzüne yansıyıp zaman zaman kaybolan kör bir ışık vardı sadece. O kör ışığın her yansımasında uzun, kıvrık ve simsiyah kirpiklerinin gölgesi vuruyordu elmacık kemiklerine. Kaşlarını arada bir oynatıp alt dudağını büküyordun kim bilir belki de gördüğün rüyanın en güzel yerinde. Sen rutin nefes alışverişlerle en derin uykundayken ben nefesimi tutup o dakika yaşıyor olduğumu bile düşünmeden bütün dikkatimle dakikalarca seni izledim sen uykudayken. Uyuyan sendin, rüya gördüğünü zanneden ben... ?

Sen tüm misafir perverliğinle beni, ben hiç istemesem de şaşkınlığı, soru işaretlerini, derin iç çekişlerini misafir ettim yüreğimin baş köşesinde. Beni benden alan sendin, sana beni anlatamayan ben. Sanki ben bir balıktım senin gözlerin zıpkın. Gerçekte ne senin niyetin beni vurmaktı ne benim isteğim sana vurulmak.

Ben bir liman arıyordum ama sen bir yağmur fırtınasıydın. Senden kaçtım, doluya tutuldum. Seninle olmak yağmur fırtınasında kalmak, sensiz olmak doluya tutulmakmış. Yanında olmak nasıl korkutuyorsa beni, uzağında durmak o denli üşütüyor ellerimi. Senden kaçıp sensizliğe yakalandım. Varlığından kaçarken yokluğun köşe başında alıkoydu beni. Sensiz buz gibi gecelerde üşümektense seninle yağmur altında ateşe vermek varmış duyguları. Şimdi düşünüyorum hangisi daha çok acı verirdi bana. Sonunda acı çekeceğimi bile bile seni yaşamak mı, küçük bir kız çocuğu gibi senden kaçıp yokluğunla baş başa kalmak mı? Bir zaman en çok istediğim, en çok beklediğim sendin. Sen hayal ettiğimden de çok yanımdayken ben en çok senden kaçtım. İşte o günden beri en çok sensiz kaldım ben günler, geceler boyunca...?

Günler sonra sen geçmişi geri getirmenin mümkün olmadığını söylerken ben senden çaldığım hatırı sayılır zaman dilimini sana ödeyemeyeceğim gerçeğinin mahcubiyetini taşıyordum yüreğimde. Oysa ki ben geçen zamanı geri getirmenin mümkün olmadığını çok küçükken öğrendim ama geçmişin geleceğe taşınabileceği gerçeğinden emindim seni dinlerken.
Sen kara kışın tam ortasındayız, yaz geri gelmez der gibiydin bense geçmişte kalan yazın geri gelmeyeceğini bilerek belki geride kalandan güzel belki de geçmişte kalanı aratacak sıradanlıkta ama bir mevsim sonra yeni bir yaz geleceğini savunur gibi. Sonuçta vakit geçmiş miydi yoksa daha zamanı gelmemiş miydi yaşanılası anların bilmiyorum ama iki ucu aşklı değnek bende biliyorum. Karar verdim belki lere olsa da keşke lere yer vermeyeceğim bu satırlarda.

Kanıtı olmayan bir aşk yaşamalıydık seninle. İspat edemeyeceğimiz kadar özgürce sevmeliydik birbirimizi. Aramıza birbirimizden başkasını sokmamalıydık. Hiç kimse tanık olmamalıydı beraberliğimize. Kollarının arasına sığındığım saatlere şahitlik edecek bir Allah?ın kulu olmamalıydı. Tutanağı olmayan, kanıtlanamaz bir aşk yaşamalıydık. Gelecekten bir şey beklememecesine yaşamalıydık zamanı. Her şeyi olduğu gibi yaşamalıydık, olabilecekleri bir an bile düşünmeden. Olması gerekenin ne olduğu ise umurumuzda olmamalıydı hiç. Neyi hissediyorsak o dakika asıl olması gereken o olmalıydı bizim gözümüzde. Yarınlardan hiçbir hak talep etmemeye yeminle, bugün en büyük hakkımızmış gibi yaşamalıydık birbirimizi. Olmuşlardan habersiz olmalıydık, olacaklar umurumuzda olmamalıydı ama olanlar mutlu etmeye yetmeliydi ikimizi. Seni bana, beni sana soracak hiç kimse olmamalıydı. Sadece biz bilip biz yaşamalıydık bu tutanaksız, kanıtı olmayan, ispatlanamaz aşkı...!!

Vakit gecenin ikinci yarısının son saatleri, vazgeçemediğim mumlar sönmemek için güçlükle direndiler. Gecenin bir yarısı kalemimi güçlü kılan, yazılanlara ilham veren sana sonsuz teşekkürler...





alıntı


function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Aşka Mektup
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» kOmiK mekTUp
» Edward'dan Mektup Var!!!...

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
●~Gençlik Fan~● :: Kültür Sanat :: Şiirler-
Buraya geçin: